Birkaç aylık bebek, anneden bir süre ayrı kalabilir ve bu yoksunluk bir problem yaratmaz. Burada önemli olan bebek ile bir arada olunan zaman içinde onunla yoğun bir iletişim halinde olmak, tüm ihtiyaçlarını sevgiyle ve yumuşakça karşılayabilmektir. Anne, sakin ve keyifli bir ilişki içinde olursa, bebek annenin yokluğunda huzurlu olmaya devam eder ve bu ayrılığı sıkıntılı yaşamaz. Biraz daha büyüdüğünde ise çocukların ihtiyaçları çeşitlenir. Ve bebeklik döneminde olduğu gibi tüm ihtiyaçlarının anne tarafından karşılanması gerekmez. Hatta artık ihtiyaçlarının daha küçük bir kısmı anne tarafından karşılanmalı, daha önemli bir kısmı ise çocuğun başkalarıyla ilişkisi için karşılanmalıdır. Hatta çocuk 1 yaş civarında kendi oyun malzemeleri ile bir süre kendi kendini oyalayabilecek ve bu şekilde eğlenip, öğrenecek olgunluğa erişir. Buna izin vermek önemlidir. Çalışmayan anneler çocuklarıyla bütün gün aralıksız ilgilenmek ve oyun, eğlence gibi ihtiyaçlarını aralıksız karşılamak zorunda hissederler. Oysa bu hem yorucu hem de uzun vadece çocuğu da anneyi de tatmin etmeyen bir ilişki türüdür. Bu nedenle de her çocuğun 3 yaşından itibaren yuvaya başlaması gerekir. Çocuğun yaşıtlarıyla bir arada, yapılandırılmış bir eğitim ortamında eğitim görmesi hem anneden bağımsızlaşma adına hem de zihinsel ve sosyal gelişim adına son derece önemlidir. Anne ile çok fazla bir arada olan çocukların psikolojik olgunlaşmalarında sorunlar olabileceği gibi, anne ile ilişkilerinde de sorunlar yaşanabilir. Çocuğun kendi başına hareket edebilmesi, toplumsal kuralları öğrenebilmesi, bağımsızlaşabilmesi ve becerilerini geliştirebilmesi için, anne ile aynı ortamda olsa bile mümkün olduğunda kendi ihtiyaçlarını kendi başına karşılamayı öğrenmesi ve kendisi için belirlenmiş kurallara uyması gerekir. |